NİÇİN DES?

2010 yılında bir grup öğretmen, akademisyen, memur ve kamu görevlisiyle kurduğumuz Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) ; bağımsız ve özgür düşünebilen, demokratik bir anlayışla hak arama seferberliğini başlatan onurlu, kararlı ve mücadeleci eğitimcilerin fikir ve eylem ocağı olarak doğdu.
Başta Bağımsız Eğitimciler Sendikası’nın ve diğer sendikalardan çeşitli grupların katılımıyla kısa bir zamanda teşkilatlanmasını ve kurumlaşmasını büyük ölçüde tamamlayıp sendikal arenada yerini aldı.
Geçmişteki tecrübelerini kazanç hanesine ekleyerek ve daha bir güçlü şekilde yoluna devam eden mensuplarıyla DES, onlarca yıllık sendikalarla her platformda boy ölçüşmeye, eğitim sisteminin ve eğitim çalışanlarının sorunlarının çözümüne katkıda bulunmaya başladı.
Çok kısa bir zamanda DES sendikal arenada nitelikli bir marka ve güçlü bir isim oldu.
Değerli üyelerimize, fedakâr arkadaşlarıma teşekkürler ediyorum.

DES mensupları farklı bir eğitimci ve farklı bir sendikacıdır ve olmalıdır. Eylem ve ücret sendikacılığının ötesinde ve sendikal muhalefetle siyasi muhalefeti birbiriyle karıştırmayan, sendikaların sık sık düştüğü eleştiri tuzağına düşmeyen, öneri, rapor, program ve ar-ge çalışmalarıyla çözüm ortaya koyan, Türkiye’nin bir büyük diriliş hamlesine her şeyiyle, ruh ve gönülleriyle destek veren kahramanlardır.
İtibarsızlaştırılmış, hedef ve amacından uzaklaşmış, yolsuzluk ve şaibelerle anılır olmuş, yozlaşmış sendikacılığın son durağına gelindiğini söyleyerek emek ve alın terinin savunucuları olması gereken sendikacıları uyaran, değişen ve dönüşen dünyada yeni ve gelişmiş sendikacılığın, siyasi sendikacılık yerine hizmet sendikacılığının, ideolojiyi değil insanı merkeze alan katılımcı sendikacılığın adresi olmak için var gücüyle çalışan, ülkemizdeki bu büyük değişime de değişmeyen özüyle ayak uyduran ve sendika tarihinde eşi az görülmüş başarılara imza atan ve daha büyük işler başarma azim ve mecburiyetinde olan bir özel hareketdir, DES…

İnanmanın imkândan, azmin paradan daha güçlü olduğunu ortaya koyarak sendika tarihine bir destan, sendikacılığa yeni bir ruh ve karakter kazandırmaya çalıştık.
Yıllarca hak, hukuk ve emek konusundaki kutsal ve erdemli söylemlerin altını oyanlara iyi bir örnek olmaya çalıştık.
Ülkemizin en önemli sorununun eğitim olduğunu ve diğer tüm sorunların altında yatan nedenlerinde eğitimsizlikten kaynaklandığını, “Barış dolu bir dünya ailesi içerisinde onurlu ve müreffeh Büyük Türkiye” idealini eğitime önem veren, nitelikli ve ulaşılabilir eğitimin önündeki engelleri kaldıran bir politikayla mümkün olduğunu anlatmaya çalıştık.
Bu idealin sözünü etmek başkalarına ama gereğini yapmak bize düştü.

DES’in hedefi Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yıl dönümünde, 2023’te, bugünkünden çok farklı, çok daha kalkınmış, barış ve refah dolu bölgesel bir güç ve küresel bir aktör olmuş bir Türkiye’dir.

AB üyesi olmuş bir Türkiye
Komşu ve çevre ülkelerle maksimum düzeyde ilişkilerini geliştirmiş bir Türkiye
G-20 başta olmak üzere, D-8 gibi üyesi olduğu uluslararası oluşumlarda en etkin Türkiye
Dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmiş bir Türkiye
İstikrarlı ve daha müreffeh bir Türkiye
İnsan haklarının ve demokrasinin anavatanı olmuş bir Türkiye
Dışa açık bir ekonomisi olan bir Türkiye
Uluslararası yatırımı çeken bir Türkiye
100 milyon nüfuslu bir Türkiye
Kişi başına gelirin 30 bin dolar olduğu bir Türkiye
İhracatın 1 trilyon dolar olduğu bir Türkiye
Dış ticaret hacminin 2 trilyon dolar olduğu bir Türkiye
Çalışan nüfusu 45 milyon olan bir Türkiye
Tüm vatandaşların sağlık ve yaşam sigortasının olduğu bir Türkiye
Engellilerin, kadınların ve gençlerin çalışma hayatına katıldığı bir Türkiye
Okul öncesi eğitim ve ortaöğretimde okullaşma oranında yüzde 100’leri yakalamış bir Türkiye
Derslik başına öğrenci sayısında 20 öğrenciyi yakalamış bir Türkiye
25 bin kilometrelik demiryolu ağı olan bir Türkiye
Edirne’den Kars’a, İzmir’den Diyarbakır’a, Trabzon’dan Adana’ya, Bursa’dan Antalya’ya yüksek hızlı tren hatları inşa edilmiş bir Türkiye
Dünyanın en büyük hava ve deniz limanlarının bulunduğu bir Türkiye
Kendi uçağını ve kendi otomobilini yapan bir Türkiye
Yerli teknolojisiyle uzaya uydu ve astronot gönderen bir Türkiye
Kendi tankını, savaş gemisini ve insansız hava uçağını yapabilen bir Türkiye
GAP, DAP, KOP gibi onlarca projeyi tamamlamış ve dünyanın tarım merkezi olmuş bir Türkiye
Katılımcı, özgürlükçü sivil bir anayasası olan ve her vatandaşını kucaklayan bir Türkiye
Hayallerini gerçeğe dönüştürmüş, güçlü bir potansiyele ve dinamizme sahip Büyük Türkiye…
İşte DES’in hedefi, misyonu ve vizyonu budur…

Demokrat Eğitimciler Sendikası sadece sendika değil, sendikadan çok daha kapsamlı ve büyük idealleri olan insanların buluşma adresidir.
Söylemlerimizin birçoğu parti ve sendika başkanları, çeşitli kanaat önderleri tarafından bir biçimde noktasına, virgülüne kadar kullanılmaktadır.
Çünkü DES’cilerin sahneye çıkışından sonra başka türlü konuşmak, sorunlara aspirin ve yara bandı kabilinden reçetelerle yaklaşmak mümkün değildir.
Sendikamız artık sendika ve siyaset hayatında bam telini on ikiden vuran ve aspirinle yara bandıyla değil yüzde yüz sorunu çözecek reçetelerle ruh ve ilham veren, cesur, atak, gözü pek bir yaratıcı ocak olarak hizmet etmeye devam edecektir.

Sendikamız siyasî bir amaç, politik bir kaygı gütmemektedir.
Değil eğitim çalışanlarını, 75 milyonluk halkımızın tümünü mezhep, köken ve siyasi inançlarından dolayı dışlamamız, ötekileştirmemiz söz konusu değildir, olamazda.
DES, kurucuları ve mensuplarıyla farklı düşünsel altyapılardan ve farklı bölgelerden gelmiş insanların ortak dost çatısıdır.
Bu itibarla ilk işimiz büyük ve kararlı mücadelemizi anlatan programımızda ihtiyaç duyduğumuz bazı değişiklikleri yapmak, bazı eksiklerimizi tamamlayıp bizi hedefe taşıyacak Büyük Türkiye idealine başlamaktır.
Yarından tezi yok, işimize, kutlu yürüyüşümüzde kaldığımız yere geri dönmeye mecburuz.

Yıllardır izlenen yanlış ve güdümlü politikalar nedeniyle cahil ve fakir bırakılmış cefakar milletimizi uyandıracak ve onun sözcülüğünü ve liderliğini yapacak olan eğitim ordusunun güzide temsilcileri, aziz dostlarım, değerli DES mensupları!
Sizlere misyonumuz ve hedeflerimiz hakkında kısa bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyorum. Daha güçlü ve kararlı olmamız ve söz birliğimizle bir güç merkezi yaratmak için vicdan ve bilinç tazelenmesi yapmak istiyorum.
Sendikacılık, örgütlü eylemdir. Sendikacılık, emeğin, hak ve hukukun karşısında olanlara muhalif olmaktır.
Sendikacılık haksızlığa, sömürüye karşı çıkmaktır. Sendikacılık ezilenin, en altta kalanın elinden tutmaktır.
Sendikacılık her zaman haklının yanında olmaktır.
Sendikacılık emekten, haktan, eşitlikten ve adaletten yana olmaktır.
Bu nedenle ülkemizde sözde değil, özde sendikacılara hiç olmadığı kadar fazla ihtiyaç vardır.
Kurtuluşumuz, konuşan ve konuşmanın yetmediği yerde eyleme geçen aydın, kararlı, erdemli, nitelikli ve inançlı kadrolarla, yani sizlerle gerçekleşecektir.
Ezilen, sömürülen ve halkı yıllardır gözyaşı döken ülkelerin lideri ve hamisi misyonuna kendini oturan Büyük Türkiye’yi yeniden kurmamız gerekmektedir.

Arkadaşlar biz miras yedi bir hareket değiliz.
Biz hiç kimsenin devamı değiliz.
Biz; ülkesini ve halkını seven, ülkesi ve insanlık ailesi için haklı ve doğru şeyler yapmak isteyen aklın, bilimin temsilcileriyiz, bu güzel Türkiye’nin çocuklarıyız.
Hiçbir parti, siyasa, ideolojik merkez, aklınıza ne gelirse hiç kimseyle hiçbir ilgimiz, bağımız yoktur.
Bizim bağımız eğitimcilerle ve milletimizledir.
Biz kimseyle hiyerarşik temelde ilişki kurmayız. Tüm ilişkilerimiz ve görüşmelerimiz eşit statüde ve demokratik temelde olur.
Demokrat Eğitimciler Sendikası bir ideoloji sendikası değil, bir program ve kitle sendikasıdır; bir merkezi demokrat harekettir.

Demokrat Eğitimciler Sendikası sosyal demokrasiyi, emeği, yoksuldan yana tavır koymayı, sosyal devleti benimser.
Ama solcu değildir.
Milletimizin kültür değerlerine, inançlarına saygılı ve bağlıdır.
Ama sağcı değildir.
Aydınlanma ve tam demokrasi ve bağımsızlık idrakine sıkı sıkıya bağlıdır.
Demokrat Eğitimciler Sendikası, Anadolu’da Yunus, Mevlâna, Hacı Bektaş ile başlayan ve bugün devletleşen büyük siyasetin fikir ve eylem ocağıdır.

Din, felsefi inanç, milli değerler, demokrasi, insan hakları gibi değerlerin; kürselleşmenin, takiyye ve sömürgeciliğin aracı yapılmasına karşıyız.
Demokrat Eğitimciler Sendikası en üst kimliğimiz olan insan merkezli bir sendikacılığı, siyaseti ve fikir anlayışını esas alır.
Biz sadece sendika değiliz; aynı zamanda gönül ve ahlak ocağıyız.
Biz kirlenen, yozlaşan ve adeta holdingleşen ve her türlü yolsuzluk, şaibe, adam kullanma, adam kayırma ve ayak oyunlarının sergilendiği sendikacılığa ahlakı, onuru ve temizliği bir numaralı değer olarak sokmaya ahdetmiş hareketiz.

Demokrat Eğitimciler Sendikası, sendikacılıkta tam katılımcı bir demokrasinin esas alınmasına katkıda bulunacaktır.
Nüfusunun yüzde 53’ü kadın olan bir ülkede aktif, üretici ve ülkenin kaderine yön veren her örgütlü platformlarda kadın oranımızın yüzde 6 – 7’leri buluyor olması ürpertici bir olumsuzluktur.
Eğitim Çalışanları başta olmak üzere, gençliğin ve okumuş-yazmış kesimin sendika ve siyaset dışı bırakılması ülkemize yapılmış en büyük kötülüklerden biridir.
DES, bu haksız demografik göstergeleri de değiştirecektir.
Sosyal devletin yeniden inşasına en aktif şekilde destek vereceğiz.
Ülkemizin geleceğini emanet ettiğimiz çocuklarımızı emanet verdiğimiz eğitimcilerin başta mesleki ve ekonomik olmak üzere tüm özlük ve demokratik sorunlarını ne pahasına olursa olsun çözeceğiz.
Sözde sendikacılık yapmayacağız.
Yıllardır yetkili sendikaların yaptığı gibi Toplu Görüşme Masasından 17’ye 0 değil, masadan galip kalkacağız.
Eşit, adil, parasız, demokratik ve bilimsel ve en çağdaş, nitelikli eğitim sistemini tüm engellere ve direnmelere rağmen dişe diş tesis edeceğiz.
Sosyal devleti tahrip için, sosyal devleti komünist devlet olmakla itham eden pragmatist politikacıları, Yunus’un, Mevlâna’nın, Hacı Bektaş’ın yani insanlık tarihinin en büyük sosyal devletçi önderlerinin torunlarını kandıranları susturacağız.
Ve tabi ki özel okulculuğun ve müteşebbis ruhun gelişmesine de destek olacağız.

Türk dış politikasının esası, yüzü aydınlığa ve barış dolu bir dünyaya dönük bağımsız, derin ve büyük bir siyasettir.
Cefakar ve vefakar milletimizi cahillik ve fakirlik belasından kurtarıp, asaletinin ve misyonunun farkına vardırarak üreten Büyük Türkiye’yi yaratacağız.
Üretmeden neyi paylaşacaksınız?
Aldığınız borçları mı?
Alınan borçları birileri paylaşıyor, faizleri ise zavallı halk ödüyor.
Bu zalim zinciri kıracağız.
Haksızlığı, adaletsizliği, vahşeti, zulmü ve hortumculuğu biz eğitim çalışanları durduracağız.
Tüm muasır ülkelerde olduğu gibi halkın sözcülüğünü ve liderliğini yapan biz eğitimciler harami düzeni yıkacağız.
Darbecileri, hortumcuları, statükocuları, kendisini milletin efendisi zanneden kriptoların tahtını sarsacağız.
Yetenekli yoksul halk çocukları, dar ve sabit gelirli ailelerin vefakar bireyleri olan biz eğitimciler bu zalimlere dirsek göstererek, omuz vurarak, yakasına yapışıp silkeleyerek hizaya getireceğiz.
Cumhuriyet mirasına, bin yıllık tarihimize, kardeşliğimize karşı zalimce ittifak kuranlara geçit vermeyeceğiz.
Yalan ve aldatma sendikacılığı yapmayacağız.
DES’in, eğitim ordusuna ve milletimize bir vadi vardır:
“Biz size yalan söylemeyeceğiz.” Şafak söküyor.
Asırlardır omuzlarına basıla basıla sindirilen dik ve tok duruşlu halkım, DES’in onurlu eğitimcileri yükselecek, elinizden tutacak ve mutlu, huzurlu Türkiye’yi hep birlikte kuracağız.
Değerli eğitimciler, bu önsözümüzle tek yasal ve en etkili örgütlenme yolumuz olan sendikacılığın önemli ve bir o kadar da bilinmesi elzem noktalarına dikkat çekmeye ve DES’i daha yakından tanımanıza gayret ettik.
Günümüzün olumsuz fotoğrafını değiştirmek için, halkın en bilgili, donanımlı ve cesur bölümünü oluşturan kamu çalışanlarının ve özellikle eğitimcilerin böylesine yeni, ufku büyük bir örgütlü mücadeleye destek vermesinden daha fazla ve daha hızlı etki edebilecek hiçbir değişim düşünemiyorum.

Eğer bu anlattıklarımız sizin ilgi alanınıza giriyorsa, dahası zamanınızı ve enerjinizi adayabilmek adına size hitap ediyorsa bu ocağın bir parçası olacağınızı umuyorum.
Çünkü bunu yalnız yapamayız. Bunu başarmak için bizlerden daha fazlası gerekecektir.
Eğer bu duygu ve düşüncelerle etkileşim içindeyseniz DES’e katılın.
Bizlere güç ve ilham verin.
Bu sizlerden çok şey talep etmek midir?
Öyle midir?
Hiç sanmam.
Fakat böyle bir amaç ve ideal sizin katılımınız olmaksızın gerçekleşemez.
Çünkü siz,unutulmuş haklı idealin yaratıcısı, geliştiricisi ve taşıyıcısı olmalısınız.

Bu görev sizin için çok mu büyük?
Hayır! Gerçekten.
Gerçekten hayır!
Buna inanın.
Size bu görevi üstlenirken yalnız olmadığınızı söylemek istiyorum.
Yüzlercesi, binlercesi, yüz binlercesi bizim gibi düşünüyor.
Ben ne yapabilirim?
Bu kötü kaderi değiştirmek için, makus talihimizi yenmek için, ülkemizi iyileştirmek ve hatta dünyamızı daha iyi bir yer haline getirmek için ben ne yapabilirim?
Ve gördüğünüz gibi dostlarınız var!
DES var!
O halde haydi beraber çalışalım.
Onurlu ve haklı mücadelemize destek vermeye bekliyoruz.
Saygı ve sevgilerimizle.
Esen kalın…